6
Nis

18.Tiyatro Festivali ‘Özgürlükler ve Sorgulamalar’

18. Tiyatro Festivali ‘Özgürlükler ve Sorgulamalar’ teması kapsamında, insan haklarından göçe, savaştan şiddete insan yaşamını sarmalayan durumlar, konular ve gerçekleri irdeleyecek geniş bir yelpazeyle, Dünyadan ve Türkiye’den çarpıcı eserlerle Mayıs ayında başlıyor.

İKSV’nin 40.yılında, 40 yapım, 22 mekan ve 100′den fazla tiyatro ve dans gösterileri, sergiler, söyleşiler, ustalık sınıfları ve atölye çalışmaları ile 7 ‘den 70′e herkesin ilgisini çekecek bir sanat şöleni bizleri bekliyor.

‘Türkiye’de ‘Çin Kültürü Yılı’ etkinlikleri kapsamında 5 -6 Mayıs’da Fulya Sanat Merkezi’nde Şanghay Şarkı ve Dans Topluluğu ve 6-7 Mayıs’da da “Doğu Operası” da denilen Pekin Operası sahne alacak. Rollerin kişilikleri, özellikleri ve kaderlerini sembolize etmeleri dolayısıyla makyaj ve özellikle de renkler, Pekin Operası’nın sanatının en özgün yanlarından biridir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu görkemli operanın ardından 10 Mayıs Perşembe günü saat 18.00 ‘de ise Pekin Ejderha ve Aslan Sokak Tiyatrosu’nun İstiklal Caddesi’nde gerçekleştireceği uçan ejderha ve aslanla renkli bir sokak şöleniyle, İstanbul Tiyatro Festivali’ne geçiş yapılacak.

Festival’in bir diğer önemli projesi Kutluğ ATAMAN gibi dünyaca ünlü bir çağdaş sanatçı özel bir performansı ‘Sılsel’.

Aramice kanat çırpması anlamına geldiği düşünülen, Mardin’in eski Süryani evlerinin tavanlarına yapılmış gökyüzü tasviri Sılsel, kenarları zigzaglardan oluşan turkuaz renkte boyanan dikdörtgen bir motif.

Rivayete göre çeşitli baskılardan dolayı sokağa çıkmaya korkan Süryaniler, evlerinin tavanına bu motifi yapar, böylece gerçek gökyüzü özlemlerini bir nebze olsun giderirlermiş. Sılsel performansı, bu özlediğimiz ortak gökyüzünü elbirliği ile biz çağdaşların örmesi, en azından bu özlemimizi ortak bir performansa dökme girişimi…

12 Mayıs Cumartesi günü, Kutluğ ATAMAN’ın gökyüzüne ilk parçayı eklemesiyle başlayacak performansta, 5 Haziran tarihine dek dileyen herkes performansa katkıda bulunarak, yapıtın ortak yaratıcılarından biri olabilecek. Performansa katılmak isteyenler, eni 45 santimetre olmak şartıyla, istediği uzunluk ve renkteki, örgü ya da dokunmuş bir kumaş parçasını, üzerinde istediği dilde, resim, yazı ya da işleme yer alacak şekilde, dilek, mesaj ya da eleştirilerini yazarak bu ortak gökyüzüne katkıda bulunabilecek. Teker teker birbirlerine eklenecek parçalar, katılımcıların korkusuzca ve özgürce yaşam isteklerini de dile getirecek.

”Türkiye’ye yazılmış mektuplar” altbaşlığını taşıyan Sılsel, tamamlandığında, bir sivil tarih dökumanı olarak da tarihe geçecek. Bu proje İstanbul Tiyatro Festivali’nin ardından, daha birçok ortak gökyüzü inşa etmek üzere dünyanın çeşitli ülkelerini de gezecek. Özgürlüklerden yana bir dünya isteyen herkesi bu sanatsal etkinliğin bir parçası olmaya davet eden ekip Galata Rum ilköğretim Okulu’da siz sanarseevrleri vekliyor olacak.

İstanbul Tiyatro Festivali bu yıl bir ilke imza atarak dört yerli projeye ortak yapımcı olarak destek veriyor. Bunlar;

Tiyatro Pera yapımı olan Nesrin KAZANKAYA’nın yönettiği “Ah Smyram’m, Güzel İzmir’im” 20-21-22 Mayıs’da Tiyatro Pera Sahnesi, 24-27 Mayıs tarihleri’ndeyse Cadde Bostan Kültür Merkezi’nde. 1923 yılı’nda İzmir’de Savaş bitmiş, Rum ve Türk topluluklarının karşılıklı göç etmesini zorunlu kılan Mübadele Yasası çıkmıştır. Savaşın travmatik izleri ve zorunlu göç, Türk ve Rum aile bireylerini de karşı karşıya getirir ve bir arada yaşamanın imkânsızlığını derinleştirir. Feci bir yangınla yanıp harabeye dönen, farklı toplumların, dinlerin ve kültürlerin yüzyıllardır bir arada yaşadığı, efsanevi dünya kenti, güzel İzmir-Smyrna değildir yalnızca; koskoca bir geçmiş, gelecek, hayaller ve umutlar da küle dönmüştür.

Tilbe SARAN-Cüneyt TÜREL yapımı olan “Elin Elimde”. Carol ROCAMORA‘nın yazdığı Zeynep AVCI‘nın çevirdiği ve Başar SABUNCU‘nun yönettiği Elin Elimde, 1898 yılında Moskova’da Stanislavski’nin sahneye koyduğu, Çehov’un Martı oyununun provalarında tanışan, Anton Çehov ve Olga Knipper’in altı yıl süren, Yalta’dan Moskova’ya mektuplar ve kısacık buluşmalarla devam eden ilişkilerini anlatıyor.

Şehir Tiyatroları Çağdaş Gösteri sanatları Merkezi (ÇGSM) yapımı olan Emre KOYUNCUOĞLU’nun yazıp yönettiği “İçtima-i Hakiki”17-19 Mayıs tarihleri arasında Ali Paşa Han’da. “İçtima-i Hakiki”nin anlamı Arapçada birbirleriyle bir çizgi oluşturan ve birbirine eşit mesafede duran yıldızlar demek olup, birebir çevrildiğinde “Hakiki Buluşma” anlamına da gelmektedir. Buluşmamız, günümüzde birçok buluşmanın da gerçekleştirildiği “sosyal medya” ağları ve tercih edilmiş bir mekânda, eylemlilik ön planda olacağı için beden dili ve video-art, multimedya ve ses kayıtlarıyla, “Ortadoğu ve Arap dünyasındaki” gelişmeleri takip eden aydın, gazeteci, çeşitli disiplinlerden sanatçılar ve bizi izlemeye gelen diğer katılımcılarla bir arada gerçekleşecek.

Aydın Teker yapımı olan “Üç Faz” 17-18 Mayıs tarihleri’nde Garajistanbul Sahnesi’nde seyircisiyle buluşacak. Festivalde ayrıca, “Yeni Dalga” başlığı altında 9 genç tiyatro ve dans grubunun gösterileri kendi mekânlarının yanı sıra Salon ve Sahne Beşiktaş’ta seyircilerle buluşacak.

Festival kapsamında dünyaca ünlü 5 uluslararası topluluğu misafir edecek olan ülkemiz Almanya, Fransa, Hollanda, İngiltere ve İsviçre ülkelerin çalışmalarının yanısıra Belçika ve İsveç de Türkiye’den sanatçılarla ortak projelerde buluşacak.

Bunlar arasında yer alan oyunlar arasında;

Çağdaş tiyatronun yetkin isimlerinden biri olan, Avrupa’nın en önemli tiyatrolarından Schaubühne Berlin’in sıradışı sanat yönetmeni Thomas Ostermeier’in çarpıcı yorumuyla sahneye koyduğu Hamlet’i seyirciyle buluşturacak.

12-13 Mayıs tarihleri’nde tüm Avrupa’da saygın eleştirmenlerin övgüyle ve seyircilerin beğeniyle karşıladığı Nora, Hedda Gabler, Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Othello, Ostermeier’in sahnelediği önemli eserlerin arasında yer alan oyun Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi‘nde izleyicisiyle buluşacak. Kendi deneyimleri ve hayata bakışıyla oyun arasındaki bağlantıyı ustalıkla kuran Ostermeier’in Hamlet’inde, Shakespeare’in yirmiden fazla karakterini yalnızca altı mükemmel oyuncu canlandırırken, Hamlet ise olağanüstü bir oyuncu olan Lars Eidinger tarafından yorumlanıyor. Ostermeier Hamlet’te kamerayı özgün bir teknikle kullanarak seyirciye, odaklandıkları sahnede aynı anda görebilecekleri görüntülerde, oyun karakterlerinin tüm ayrıntılarını sunuyor.

18-19 Mayıs tarihleri’nde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesinde Fransız Kültür Merkez’nin desteğiyle sahnelenecek ORFEO , prestijli Fransız koreograflar Montalvo & Hervieu’nün “çok renkli bir simya olarak nitelendirilen” Yunan mitolojisinin Orfeo karakteriyle karşımızda.

Montalvo & Hervieu’nün Bruegel, Rubens ve Picasso’dan esinlenen video projeksiyonu, Monteverdi, Gluck ve Philipp Glass’ın müziklerinin buluştuğu bir sahnede barok dansın hip-hop ile kaynaştığı görsel bir şölenle anlatılıyor.1980′li yılların başında birlikte çalışmaya başlayan ve sayısız müzikal eseri sahneye taşıyan, birçok ödülün sahibi ünlü ikili Montalvo & Hervieu, son projeleri “Orfeo”da bir kez daha dansın aynı zamanda bir şenlik olduğunu gösterecek.

Young Vic Theatre Company (İngiltere) Kafkanın Maymunu’ 19-20 Mayıs tarihleri’nde Kenter Tİyatrosu’nda izleyicisi ile buluşacak.Her bireyin toplumda kendisi için yarattığı değişen kimlikler arasında nasıl maymunlaştığı ve yabancılaşma duygusu oyunun ana temasını oluşturuyor. Gittiği her ülkede kapalı gişe oynayan, olağanüstü eleştiriler alan Kafka’nın Maymunu şimdi İstanbul’lı izleyicisini bekliyor.

Zimmerman & de Perrot (İsviçre) ‘Hans ya da Heiri’ 26-27 ve 28 Mayıs tarihleri’nde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde. Zekâ ve espri güçleriyle süsledikleri Hans ya da Heiri ile bir şekerleme sunuyorlar seyirciye… İkiliyle özdeşleşen, sözsüz ve şaşırtıcı gösteri, sirk, dans, tiyatro arasında gidip gelirken küçük farklılıkların, detayların altını çiziyor. Zimmermann & de Perrot, gizli olanı açığa çıkarmak, kabuğu kırarak altındakini göstermek gibi bir yeteneğe sahipler ve bunu yedi sanatçının hareketiyle, beden diliyle, objelerle, farklı tınılarla, canlı müzikle, seslerle yapıyorlar.

Théâtre de la Ville (Fransa) yapımı ‘Gergedan’ 01-02 Haziran’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde sahnelenecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir gergedanın saldırısı ardından, herkes gergedana dönüşmeye başlarsa ne olur?
Ünlü yazar Eugène Ionesco’nun 1950′li yılların tarihsel ve politik dalgalanmalarını aktardığı metin, Festival d’Automne Festivali’nin Yönetmeni Emmanuel de Marcy-Motta tarafından yeniden sahneleniyor. Sahnede yarattığı dille hem gerçekdışı hem somut arasında gerilimi yaratırken şehrin sağır edici sesleri ile düzensizliği ortaya koyuyor.

18. İstanbul Tiyatro Festivali, programında aynı zamanda 30′un üzerinde yeni yerli oyunla sanatseverleri karşılayacak. Dostala Tiyatrosu, Kenter Tiyatrosu ve OyunAtölyesi tarafından sergilenen dört farklı oyun da programda kendilerini gösteriyor.

Genco Erkal‘ın, kısa bir süre önce, Brecht’in şiir, öykü ve şarkılarından sahneye uyarladığı ve yönettiği “Ben Bertolt Brecht” (23-24 Mayıs) Kenter Tiyatrosu‘nda.

Türkiye’de ilk kez Oyun Atölyesi tarafından sahnelenen Kemal AYDOĞAN’ın sahneye koyduğu, Haluk BİLGİNER’in Antonius ve Zerrin Tekindor’un Kleopatra rollerini üstlendiği “Antonius ile Kleopatra” 26-27 Mayıs tarihlerinde Londra’da düzenlenen “Shakespeare’s Globe 2012 International Shakespeare Festival”inde Türkiye’yi temsilinin ardından (01-02 Haziran) Oyun Atölyesi’nde sahnelenecek.

Festival kapsamında sahnelecek olan ‘Asi Kuş’ ile ‘Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’, 40. yılını kutlayacak. 10-15 Mayıs tarihleri’nde sahnelenecek Asi Kuş, bir konuşma ustası; anlatanla dinleyeni; oyuncuyla seyirciyi, uyuşmazmış gibi görünen şeyleri bir araya getirebilen, kullanabilen bir usta Ali Poyrazoğlu’nun sahneledeği, Bizet’nin ünlü operası Carmen’in bir ucundan girip öbür ucundan çıktığı, opera, tiyatro, bale ve güldürü ustalığını bir arada bulabileceğiniz harika bir eser.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

18. Tiyatro Festivali bunların dışında ‘Yeni Dalga’, ‘Absürd Tiyatro’ gibi başlıklar altında pek çok oyuna ev sahipliği yapıyor.

Sanatla iç içe renkli bir ay bizleri bekliyor. İzlemek istediğim oyunlar arasında öncelikle Shakespeare eserleri Hamlet ve Macbeht yer alıyor. Tabiki Pekin Ejderha ve Aslan Sokak Tiyatrosu’nun İstiklal Caddesi’nde gerçekleştireceği uçan ejderha ve aslanla renkli sokak şöleninini de kaçırmayı düşünmüyorum. Asi Kuş ve Pekin Operası’da izlenilecekler listesine alındı bile. 100′e yakın çalışmanın keşke hepsini izleyebilme imkanımız olsaydı keşke. Bu festival renkli olmasının yanında zaman bulup izleyemediklerimizlede içimizi burkacağına eminim.

‘Sanatın katkısı olmadan, onun varlığı özümsenmeden hayatın en önemli soruları cevapsız kalır der’ miş (K.E. Osthaus.)

Tiyatro Festivali sunduğu programla işte bu cevapları arıyor…

7 Nisan Cumartesi günü saat 10.00′da satışa sunulacak. Sanatseverler biletlerini:

• Biletix satış noktaları,
• Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00)
• www.biletix.com
• İKSV’den (10.00–19.00 saatleri arasında; 8 Nisan Pazar haric, Pazar günleri kapalıdır) alabilecek.

Keyifli Seyirler Diliyorum…..

Giriş Yap – Üye/Abone Ol



Forgot?
Kayıt Ol
Arama Yap
Kategoriler
Arte Solo Twitter
Arte Solo Facebook
Etiket Bulutu
Kolay Ulaşın

Arte Solo Anket

Sitemizi nasıl buldunuz?

View Results

Loading ... Loading ...
Arte Solo Copyright Arte Solo 2012 by Mert Orge & Buse Okuyucu.
Evden Eve Nakliyat